Dostum Şendoğan Yamakoğlu Sizler İçin Motosiklete Başlama Serüvenini Kaleme Aldı!

Neden motosiklet kullanıyorum
Neden motosiklet kullanıyorum

Dostum Şendoğan Yamakoğlu motosiklete başlayış hikayesini ve sonrasında gelişenleri sizler için kaleme aldı. Umarım yazmaya devam eder 🙂 Neden motosiklet kullanıyorum

Küçük yaşlarımdan beri istememe rağmen, motosiklete sahip olmam çok geç oldu. Aslında çok geç oldu da demek yanlış, zamanı şimdiymiş demek ki. Biraz hem motosikletle nasıl tanıştığımdan, hem de motosikleti neden sevdiğimden bahsetmek istiyorum.

Yazı Şendoğan Yamakoğlu

Motosiklet almama yakın bir arkadaşım ön ayak oldu. Aslında beni bu konuda hem cesaretlendirdi, hem de doldurdu demek daha doğru olacak ?

Marka vermeyeyim, motosiklet dünyasında en itibarlı araçlarından birisine sahip. Ben de kedi gibi etrafında dolaşıp baktıkça her gün “Hadi sen de al, bak bana dua edeceksin” dedi, neticede aklımı çelip aldırdı.

32 yıllık otomobil sürücüsüyüm. Kaba bir hesapla da yaklaşık 500.000 km trafik tecrübem var. Ancak motosiklet sahibi olunca, bu tecrübelerin büyük bir kısmının motosiklette işe yaramadığını gördüm.

Motosiklet dışarıdan bakınca bisiklete benzemesine rağmen bambaşka bir araç. Çoğu kişi bisiklete biniyorsan, motosiklet de kullanırsın diye bir inanışa sahip ama maalesef doğru değil.

Neden bisiklet değil de motosiklet kullanmayı istedim peki? İlk ve en önemli sebebi bisikletle alabileceğimden çok daha uzun mesafeleri, rüzgarı ve güneşi hissederek kat etmek içindi. Etrafımdaki güzellikleri otomobildeki kafes içinden değil de açıkta seyahat ederek görebilmek için bir de.

Sadece istediklerimi mi buldum?

Peki aradığımı buldum mu? Evet, buldum… Ama aradığımdan fazla ve farklı şeyler de buldum. Mesela sadece rüzgar ve güneşi değil, soğuğu, yağmuru ve sıcağı da buldum. Mesela yolunuz orman içinden geçiyorsa temiz havayı, güzel kokuları duyuyorsunuz. Ama aynı şekilde yakınlarda tavuk çiftliği varsa onun da kokusunu alabiliyorsunuz.

Kavuran güneş altında sürerken tünele girince serinliği de hissedebiliyorsunuz. Rüzgarı hissedeceğim derken, şiddetli rüzgarlarda motosikleti çizgisinde tutmak için çabalayıp duruyorsunuz. Kaskın içindeki rüzgar sesinden sağır da olabilirsiniz.

Genelde motosiklet pratik bir seyahat aracı olarak bilinir. Atla üzerine, trafiğe takılmadan pat diye gideceğin yere varırsın. Ama aslında hiç de öyle değilmiş. Sadece koruyucu ekipmanını giymek bile iyi ihtimalle 10 dakikanı alır.

Çoğu kişinin kullandığı gibi sadece kask değil, ceketi, eldiveni, pantolonu, ayakkabısı… Gerçi bunların tümü bana ayrı ayrı keyif veriyor. Hazırlanmak bile yola çıkmak kadar keyifli.

Eğitim alana kadar bildiğimi sanıyordum!

Motosikletimi ilk aldığım zaman, yine yaygın bir kanıda olduğu gibi zamanla tecrübem artar diye umuyordum. Aslında kısmen doğru, kullandıkça tecrübe ve hakimiyet artıyor. Fakat motosiklet kullanmak sadece uzun yıllar kullanmaktan başka şeyler de gerektiriyormuş.

Mesela trafikte görünür olmak ve güvenli sürmek gibi. Bunları zaten biliyoruz diye düşünüyordum. Ta ki eğitim alana kadar. İş sadece virajlarda motosikleti yatırmakla da bitmiyormuş. Hani çoğu sürücünün en çok keyif aldığı şeydir. Gir viraja, yatır motosikleti. Oh be ne keyif. Evet çok keyifli, ama en savunmasız olduğun durum aslında.

Eğitim almaya başladığımda duyduğum şu cümle kafamda şimşekler çaktırdı resmen: “Virajlara ne kadar dik girersen o kadar iyi”. E hani virajda motosikleti yatıramayan iyi sürücü değildi?

Virajı en dik konumda alabilen en iyi sürücüymüş

Meğer virajı en dik konumda alabilen en iyi sürücüymüş. Mesele “Viraj içinde biraz daha yatırman gerekirse, önüne beklemediğin bir engel çıkarsa ne yapacaksın?” sorusunda kilitliymiş meğerse. Aklıma Belgrad orman yolunda aynen bu şekilde diz değdirecek gibi yatırdığımda karşı şeride geçişim geldi. Kazaların çok büyük kısmı da böyle oluyormuş öğrendim.

Eğitimci olmadığım için bu konularda daha fazla kafa karıştırmak istemem. Sadece ister 100 ister 100.000 kilometre tecrübesi olsun, her motosiklet sürücüsünün eğitim alması gerektiğini söyleyebilirim.

Eğitimi gereksiz görenler kadar, eğitim almak isteyip de alamayan sürücüler de var. En büyük sebeplerinden birisi de motosiklet eğitimin pahalı olması. Kabaca bir tarifle, bir günlük eğitim için bu konunun uzmanı kuruluşlar 350 ile 800 lira para talep ediyor. Büyük rakam.

Motosiklet Eğitim Gönüllüleri Karşıma Çıktı

Çoğu kişi, özellikle de genç sürücülerin buna ayıracak parası yok. Ama bu eğitimi gönüllü olarak, parasız verenler de var. Ben çok büyük bir tesadüf ve şans eseri olarak onlardan birisiyle tanıştım. MEG (Motosiklet Eğitim Gönüllüleri), bu dernek eğitimi tamamen ücretsiz ve çok ciddi olarak veriyor. Eğitim almak isteyenlere bu derneğe ulaşmalarını öneririm.
MMEG’in sloganında olduğu gibi: “Bilinçli sürelim, uzun yıllar sürelim”

 

Neden motosiklet kullanıyorum?

Araba Habercisi Dergisi

youtube.com/msemedya

 

Youtube Murat Tosun